» Anasayfa / » İslam ‘BARIŞ’ Dinidir

İslam ‘BARIŞ’ Dinidir


“Bütün İşlerimizi İnancımızın Ortaya Koyduğu Usul ve Esaslara Göre Belirlemeliyiz”

Hayatımızın bütün alanını kuşatan bir İslam inancına sahip olunduğunu dile getiren Turhan, “ Bizim inancımız şamil ve kamil bir inançtır. Yani hiçbir eksiği ve fazlalığı olmayan bir inancımız var demektir. İnancımızın bütün hayatımızın aşamalarını kuşatan ölçüleri vardır. Yolda yürüyeceğiz, ailelerimizle nasıl ilişkiler içerisinde olacağız, çalıştığımız yerlerdeki kültürler çalışma esasları nasıl şekillendirilecek, ticaretimizi hangi usullere göre yapacağız, idari sistemleri hangi usullerle göre yapacağız, gençler ve sokakta yürüyenler ile hangi usullere göre iletişim kuracağız, toplu taşımaya binerken nasıl hareket etmemiz gerekiyor işte bütün bunlara cevap verebilen hayatımızı kuşatan bir inancımız var.  Bütün işlerimizi inancımızın ortaya koyduğu usullere ve esaslara göre belirlememiz gerekiyor” dedi.

Birtakım İnsanlar Müslümanlığı ve İslam’ı Kötülemeye Çalışıyor

İnancımızın ortaya koymuş olduğu usullere göre hareket etmemiz için birçok plan ve programlarla karşı karşıya olduklarının altını çizen Turhan, “ Türkiye ve Avrupa’daki yaşanan süreçler açısından bakacak olursak İslam’ın bir alana sıkıştırılmasıyla karşı karşıyayız. Bir dönem camide yaşanan bir İslam algısı oluşturulmaya çalışıldı. Evet, insanlar camiye gittiler ama caminin dışına çıktığımızda Allah’ın ortaya koyduğu ölçülere göre bir hareket tarzı ortaya koymamaya başladılar. 2001 yılında 11 Eylül hadisesi meydana geldi. Bu saldırılarda ortalama 3500 – 4000 insan öldü. Bir plan dahilinde gerçekleştirilen bu saldırıları yine planladıkları kişilerin üstlerine attılar. İşin neticesinde inancımızı ve inancımızın ortaya koymuş olduğu birtakım kelimeleri terörizmle birlikte ifade edilen cümleler olduğunu duymaya başladık. Amaç İslam’ın ortaya koyduğu güzellikleri kötülemek, İslam’ın yayılmasının önüne geçmek birçok çalışmayı ortaya koydular. Ardı ardına devam eden süreçler oldu. Önce Afganistan’a saldırdılar Afganistan ikiye bölündü. Ondan sonra Irak’a saldırdılar ve bahane olarak burada kimyasal silah ve terör grupları var dediler. Biz bunların önüne geçmek istiyoruz. Bütün insanlara özgürlük, insan hakları ve demokrasi getireceğiz dediler. Bundan 10 yıl önce ‘Arap Baharı’ diye bir süreç başlattılar. Libya, Mısır ve Suriye’yi karıştırdılar. İşin neticesinde hemen yanı başımızda birbirlerini katleden Müslümanları çıkartmış oldular. Amaç birtakım ifadeleri iyice zihinlere kazıyarak Müslümanların İslam’ı yaymalarının önüne geçmek adına çeşitli gruplar oluşturdular. Yani şekil itibariyle Müslümanlık adına birçok şeyleri kullanarak bir takım grupları oluşturarak zihinlere bak görmediniz mi Müslümanlar dediğiniz kişiler bunlardır dediler. Birçok insanın ve gencin zihnine Müslümanların terörle irtibatlı olduğunu gösteren çalışmaları ortaya koydular ” diyerek İslam inancı üzerindeki karalama çalışmalarına değindi.

“Bizim İnancımızın Kelime Manasında Barış ve Sevgi Vardır”

Avrupa’nın ve Dünya’nın birçok bölgelerinde İslamafobi çalışmalarını başlattıklarına da değinen Turhan, “ İslamafobi neticesinde camilere saldırılardan Müslüman kadın ve erkeklere saldırılara kadar birçok şeylerin şahitliğini yaptık. Plan İslam inancını ve dinin kötü göstermek, İslam’ın yayılmasının önüne geçmeyle ilgili bir gayreti ortaya koymak. Şunu net bir şekilde söylüyorum bizim dinimiz olan ‘İslam Silm kökünden’ gelir. ‘Silm’ demek ‘BARIŞ’ demektir. İslam kelimesi Arapça bir ifadedir. Arapça değil de Türkçe ifade edilseydi ‘BARIŞ’ olarak ifade edilecekti. Yani bizim inancımızın kelime manasında bile barış ve sevgi vardır. Hiçbir şekilde mazlum olan sıkıntıya düşmemiş insanlara zorluklara bir şey yapmamış kişilere karşı zorla bir müdahale olamaz, olmamıştır da önceki dönemler açısından baktığımızda. Gayri Müslimler açısından bile Efendimiz (sas)’in hayatına baktıklarında hiçbir şekilde karıncanın bile hayatını düşünen bir peygamber olduğunu göreceklerdir. Karıncanın hayatını düşünen bir tane insanın saçının deline zarar gelmemesinin mücadelesini ortaya koyan bir peygamberin ümmeti kesinlikle ve kesinlikle terörizmle insanları katletme ile bir arada değerlendirilemez. İslam’ın barış yönünü, şefkat yönünü, rahmet yönünü insanlara aktarmak için birinci vazifemiz İslam’ın zararlı bir din olmadığını herkese anlatmamız lazım. İkinci olarak İslam faydalıdır düşüncesini insanlara anlatacağız. Üçüncü olarak da İslam inancı hayatımızın güzelleşmesi açısından tek çözümdür düşüncesini insanlara aktarmamız gerekir. Barış dini olan İslam’ın insanlara ulaştırılmasındaki yolu ve yöntemi bilerek hareket edeceğiz. Yargılamadan, fırçalamadan, kızmadan, sakin bir şekilde, İslam’ın latif halini güzel halini insanlara aktarmak gibi bir mecburiyetimiz var. Hangi alanda iş yapıyorsak o alanda en iyisi olmak noktasında gayret edeceğiz.” diye konuştu.

» Son İçerikler

Etkinlik
Takvimi

Dosya
Arşivi

Bültenler

Üye Olmak
İstiyorum

Online
Bağış